Yazarlar

GDP Bursa İL Başkanı Eğitimci Zeki Baştürk “Bursa’da iğneyi kendine batıran, yakınmak yerine çözüm üreten bir kuruluş var: Adı Çağdaş Eğitim Kooperatifi. Kısa adıyla ÇEK diye anılıyor.”

Son zamanlarda öğrenci yurtları sıkça gündeme gelir oldu. Gün geçmiyor ki yurtlarda içimizi acıtan olaylar yaşanmasın. Kimileyin bir yangın haberi ile sarsılıyor toplum. Bir yurtta yangın çıkıyor. Çatıdan başlayan yangın tüm yurdu sarıyor. Ancak yangın merdiveni kitli olduğu için kimse yangından kaçamıyor. Sekiz on yaşlarındaki kızlarımız , yanarak yaşamdan kopuyorlar. Kimseden ses yok. Ya da cılız yakınmalar.
Bir başka yurt, taciz ve tecavüz olayları ile gündeme geliyor. Yine sekiz on yaşlarında erkek çocukların barındığı bir yurt. Kırka yakın öğrencinin tecavüze uğradığı haberi yankılanıyor haberlerde. Karma eğitime karşı olanların yurtlarında yaşanıyor bu utanç verici olay.
Bir başka gün bir cinayet haberi ile yanıyor yürekler. Yine bir yurt. Yurtta görevli bir kişi, yurtta barınan bir öğrencinin başını balta ile kesiyor. Bir vahşet yaşanıyor bu yurtta. Bir cani, bir gencin yaşamına acımasızca son veriyor.
Yine bir yurt. Yine yürekleri burkan, yürekleri dağlayan bir olay. Bir tıp öğrencisi, baskılara dayanamıyarak kendi yaşamına son veriyor. Cılız sesler yükseliyor. Aile tepkisiz. İktidar, yurt değil öğrenci evi diye olayı çarpıtıyor. Muhalefet, ” tarikat ve cemaat yurtları kapatılsın!” diyerek topu taca atıyor.
Herkes, sorumluluktan kaçınıyor. Kimseler, çözüm arama derdinde değil. Sorumluluğu başkalarına atınca , çözüm bulunmuş oluyor. Çuvaldızı başkalarına batırmaya çok meraklıyız ama hiç kimse iğneyi kendine batırmak istemiyor. Karşıdakini eleştirmek, çuvaldızı başkalarına batırmak , işin kolayına kaçmaktır. Kendimizi de eleştirmeliyiz.
Bursa’da iğneyi kendine batıran, yakınmak yerine çözüm üreten bir kuruluş var: Adı Çağdaş Eğitim Kooperatifi. Kısa adıyla ÇEK diye anılıyor.
Yıl 1995. İktidarda Refah-Yol hükümeti var. Şeyhlerin başbakanlık konutunda ağırlandığı, sokaklarda eli sopalı insanların dolaştığı yıllar. Öğretim Birliği ( Tevhid-i Tedrisat) Yasası’nın çiğnendiği yıllar. Karanlık güçlerin yurt yapımına hız verdiği, öğrencilere el attığı yıllar.
Bursa’lı (23) yirmi üç aydın , yakınmak yerine kolları sıvıyor. Sorumluluk alıyor. Ne yapmalı? sorusu yerine “Birşeyler yapmalıyız” diyerek bir araya geliyor. Uzun uğraşlar ve tartışmalar sonucunda eğitimde kooperatifleşmeye karar veriyor ve Çağdaş Eğitim Kooperatifi ( ÇEK) kuruluyor.
Daha o yıllarda yurtların önemini kavradıkları için öncelik yurt yapımına veriliyor. İMECE yöntemiyle ( 376) kişilik bir öğrenci yurdu yapılıyor. Karma bir yurt. Çağdaş anlayışla yönetilen bir yurt. Yemekhanesi, spor salonu, konferans salonu, sinema salonları ile sosyal ve kültürel etkinliklere açık bir yurt. ( 76) öğrenci tüm olanaklardan ücretsiz yararlanıyor. Ailelerin güvenle bıraktığı, öğrencilerin özgürce barındıkları bu yurt, çevreye de örnek oluyor.
El ele verince başarılmayacak iş yoktur. Adına İMECE denir. Yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel adıdır. Köylere, okul ve yol bu yöntemle yapılır; su bu yöntemle getirilir. ÇEK’in en büyük özelliği, en büyük desteği İMECE’dir. Yeter ki proje doğru anlatılsın, halka güven verilsin. Halk, inandırılsın.
ÇEK, salt yurt yapmakla yetinmedi. Kırsal kesimden gelen kızlar için yurt yaptı. Tümünü ücretsiz barındırıyor. Anaokulu’ndan üniversiteye dek eğitim kurumları açtı. Bunları İMECE yöntemi ile başardı.
Yetinmedi ÇEK yönetimleri. Projenin ülkeye tanıtımı ve yayılması için çok çalıştı. Çağdaş düşünceyle yönetilen tüm belediyelere mektuplar yazıldı. Çağdaş düşünceli siyasetçiler, Bursa’ya çağrıldı, proje anlatıldı. Yurtların önemi ile ilgili bilgiler verildi, dosyalar sunuldu. Ne yazık ki proje Bursa dışında yaygınlaşamadı.
Yurt sorunu bu yıl yeni çıkmış gibi algılandı. Bir süre gündemde tutuldu. Sonra yine unutuldu.
İyice bilinmelidir ki, yurtlar, okullardan bile daha etkili ve daha önemlidir. Karanlık güçler, uzun süredir yurtlaşmaya önem verdi. Yurt olmazsa öğrenci evlerini yaşama geçirdi.
Aydınlara sesleniyorum. Atı alanın Üsküdar’ ı geçmeden elimizi taşın altına koyalım. Sorumluluk alalım. Yakınmak yerine çözüm üretelim. Amerika’yı yeniden keşfetmeyelim. Başarıyla uygulanmış projeyi yaşama geçirelim. Her ilde bir ÇEK kurulmasına öncülük edelim. İktidarlardan beklemek yerine çözüm merkezi bizler olalım.
Aydınlık bir gelecek, ÇEK ile gelecek.
Zeki BAŞTÜRK

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir